MuNCuK'uN oĞLu aTTiLa HaN

1/6/2006 - Hasan Bahadır ÖZKAN'ın kaleminden Necip Fazıl

Hani bazı insanlar vardır; anlatılması da zor, anlaşılması da zor olan… O muhterem büyüklerimizden biridir Necip Fazıl… Onun hayatının ve kendisine yüklenmiş olan misyonunun bir zerresini sizlere anlatabilirsem bahtiyar olacağım.

Kendisine çizmiş yolun sonu Allah'a çıkmaktadır ve tek amacı O'na yaraşır bir kul olmaktır. Ve davasına sarılır iken “her koyun kendi bacağından asılır” mantığı ile hareket etmemiştir. O, davasının gerektirdiklerini harfiyen yerine getirmek için mücadele etmiştir. Ve üstad Necip Fazıl, yüklendiği bu ulvi davanın çilesini çekmesine neden olan, Allah'tan ve ahlaktan bahsetmenin yasaklandığı o devirde; susmayan ses; Büyük Doğu dergisiyle müşerref olur. Doğru ile yanlış, suçlu ile suçsuz gibi kavramların aralarındaki o büyük uçurumu öyle güzel ve sert bir üslupla dile getirmiş ki doğruyu bulamamak, haklının yanında olamamak aptallık olsa gerekirdi…

Mücadelesini onun mısraları ile gösterelim:

“Bir zahmetli seferdir;

Dayan sabır zaferdir!”

Ki onun devrinde ahlaksızlığın adı çağdaşlık, Müslümanlığın adı ise yobazlık, gericilik olarak tanımlanmıştı!..İşte bütün bunlara karşı haklı mücadelesini sürdürmüştür.Taşımış olduğu bu misyon sebebiyle zaman zaman dışlanmıştır ve nihayetinde sürekli tevkifleri ve hapishaneler artık onunla bütünleşir.Ama o kararlı idi.Hiçbir şey onu yıldıramazdı ki yıldıramadı da…Yıkılmaz bir kale idi…

“Bütün dünya hülyada;

Rahat yok bu dünyada!..”

Neticede bir derya olan Necip Fazıl, hayatını milletine adamış; fikirde, sanatta, anlayışta, anlatışta ve nihayet yaşanmaya değer hayatın ölçülerinin billurlaştırma işinde dünyanın en büyük adamı olma yolunda hareket etmiştir ve olmak istemiştir. Ve bütün bunları nefsi için değil, sırf O'nun ümmetinden en hakir ferde düşen liyakat payını ve üstünlük derecesini göstermek için… Ve bunu da benliğine yerleştirmiştir.

Ve gerçekten de “En”ler arasına giren Necip Fazıl, anlatılması, anlaşılması gereken zirvelerden biridir.

Bizlere de “Ey Müslümanlar, sana düşen nimet sadece çile… Uyumamak ve düşünmeye memur olmak… Bu çile kapısında erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını ve yorganını satardın.” diyerek hakikati görmemizi ve onun çilesiyle şereflenmemiz gerektiğini söylüyor.

BÜYÜK DAVA ADAMI,

NECİP FAZIL KISAKÜREK'İ

ÖLÜMÜNÜN 23. YILINDA RAHMETLE ANIYORUM…

RUHU ŞAD, MEKÂNI CENNET OLSUN…

 

 

Hasan Bahadır Özkan

   

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/6/2006 - Necip Fazıl Kısakürek

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/6/2006 - NECİP FAZIL KISAKÜREK

Maraş'lı bir soydan gelen Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçti. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı.Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal,Ahmet Hamdi(Akseki),İbrahim Aşki gibi isimler vardı.

İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Paris'te geçen bohem günlerinden sonra,Türkiye'ye dönüşünde Hollanda,Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı. Bir Fransız okulu,Robert Kolej,İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı,Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı(1939-43).Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı.

Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken,annesinin arzusuyla başladı ve ilk şiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı.Milli Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra,Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı.Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü.
Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur.Bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz.Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar.Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak gibi piyesleri büyük ilgi görür.Bu eserlerden Bir Adam Yaratmak,Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır.

Necip Fazıl'ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü,çıkardığı dergilerle düşünce hayatımıza kattığı zenginlik ve bu dergilerde çıkan yazılarla sürdürdüğü mücadeledir.Haftalık Ağaç dergisi(1936,17 sayı) dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur.Büyük Doğudergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti (CHP) yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi,163. maddeye aykırı bulunan yazıları ve kimi zaman da bulunan bahanelerle birkaç yılda bir hapse mahkum oldu.Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıları yer alır.Sık sık kapatılan ve çeşitli bahanelerle toplatılan Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gazetelerinde yayımlandı. Büyük Doğu'da çıkan yazılarında kendi imzası dışında Adıdeğmez, Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi müstear isimler kullandı.1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferaslarla büyük ilgi topladı.Başta İdeolocya Örgüsü (1959) olmak üzere düşünce eserleriyle kültür hayatımıza verdiği büyük hizmet, diğer tüm yönlerini bile geride bırakacak üstünlüktedir.

1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü, 'İman ve İslam Atlası' adlı eseriyle fikir dalında Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı (1981),Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982) almış beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) ünvanını kazanmıştır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

60. hükümet milliyetçi hareket

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

asena18